Parçalanmış bir ataletle
kutsanmış,
eğmiş kafasını bakıyor sarmaldan aşağı
onu sarmalayan binbir trabzan ile.
Yorgun gibi ama öfke perçinliyor
o yorumsuz şevki,
içinde volkanların patladığı
gayzerlerin uçsuz bucaksız dolduğu
nehir dolup taşıyor bensizlikle.
birden kırağı olup aksa ya diyor hayat
şöyle bir iki saniye mat
ağır çekimde gibi gün doğmadan.
en hoş zaman o zamandır belki de
zamanın içinde zamansız çiy tanesi.
matem denizi kabarıyor
vuruyor iskelelerine
hınca hınç
ne menem bir şey bu
atıl okyanusta
debelenen ben.
az önceki,
sözcüklerden dökülen
kırağı.
sonsuz, engin,
dehşet ve ürpertici.
Bir o kadar da narin
ve kırılgan.
ve damla oluyor
,doluyor
gecenin en dibinde,
şafağın
mabedi.


0 yorum galiba:
Yorum Gönder