RSS

Captive

Düşüncelerimin dansından biraz olsun sıkılıp , omuzlarımdan kollarıma dökülen , parmak uçlarıma geldiğinde ise , hayali beyaz kağıtla çiftleşmeyi başarabilmiş birkaç cümleyi oluşturan kelimeleri okuyor olabilirsiniz şuan…Belki de geride bıraktınız…
Bütün bu olan bitenden , ortaya çıkardıkları sonuçtan habersiz, kelimeler ise kendi saçmalıklarının farkında olmadan şu dakikalara eşlik ediyorlar , onlar da bunun farkında değiller…
Çünkü onlar düşünemiyor,konuşamıyorlarCansızlar

Siyah çizgiler bir takım kıvrımlar yapıyor ve “harf” adı verilen şeyleri oluşturuyorlar… Bu harfleri tek başına kullandığımızda hiçbir anlamının olmadığını , birer sesten ibaret olduğunu bilsek bile , anlamsız olan bu şeyleri yan yana getirdiğimizde anlamlı bir şey oluşturduğumuzu varsayıyoruz…Buna da kelime demişiz…

Bence insan düşüncelerini kimi zaman kelimelere dökmeye çalışmak yerine , kelimelerin kendi seslerini duyurmalarına izin verse daha iyi olur diye düşünüyorum…

Kelimeler belki de boyunduruk altında bulundukları için bunu yapamıyorlar…İnsanlar onları kullanma yeteneğinin olduğunu sanadursun ,onlara sadece zulmedip kontrolü altında tutuyor…
Bütün kelimeler belli bir kural içinde oldukları için – ki bunu isteyip istemediklerinden emin değiliz- sadece insanların onları kullanmak istedikleri şekilde can bulabiliyorlar…Canlının cansıza olan bir işkencesi…
İnsan , onu başka bir insanla iyi geçinmek adına ,başka bir insanı sömürmek adına ve bir başka insanı etkilemek adına kullanıyor…Kelimeler buna sesini çıkartamıyor…Çünkü herhangi kötü bir durumda suçlananlar yine kendileri…
Ben herhangi bir kelime olsam ve söz hakkım olmasa çok üzülürdüm…

İnsanların dil adını verdikleri icatlarının esiri olmaları,onların yüzyıllardır değiştiremedikleri bir gerçek…
İngiliz insanı buna “İngilizce” demiş…Almanlar da “Almanca” demeyi tercih etmiş…
Hepsinin de bir düzeni var…Hiçbiri özgür değil…Özne,yüklem ve tümleç…
Türkçe’yi düşünürsek , özne,tümleç yüklem…Yüklemsiz bir cümle olmuyor , cümle niteliği taşımıyor…

Buraya kadar düşünce dansının yorgunluğundan müşkül duruma düşmüş kelime seli , artık durgunlaşma evresine giriyor gibi…Parmaklarımın ucunda bunu az sonra başaracaklar…

“çelişmek” denen bir kelime var…Bu kelime ,insanın kendi farkına varmasını sağlayan tokatların en sertinden…Şuan benim bu kelimeyi seçmemin nedeni, tamamen onun bu durumu kendisinin açıklamak istemesinden kaynaklanıyor…

Demek istediğim kelimelerle iletişime geçip bir an olsun onların duygularını öğrenmek istediğimde bana şu şekilde cevap verdiler :

“Qwğkrğrkwopkr3woesmpkdsnlkcndcn lnkdsn lkdsl knfew wlk nwenlkwnkwef nklnlkweklnf lmkfdsmflkdm fwlekm mkwoıqojıdwqj qwdqıodj qwıojd qwğpddlasğcğcz xciz özözxzc xzös aclcdsölsdl öcsdö csdşcö sşcöl şlceemöoeo eoepoce öopewö ewpocö ö cc ewwccewewww qd pqwodk qwkdwpodkapjıeofj erghrtuıhgrtıugjhreojfepğğaegkregkesgğpkeproınflvnzfvknejvkrjnegapgıjegp jgreg erag ergplğwldğ,qwDPĞÜWLD QD…”

Şuan bu yazıyı yazan insan için “sıkılmak” kelimesi onun hislerini açıklamak için yeterli midir bilinmez ama,tekrar, kelimelerin affına sığınarak “sıkılmak” kelimesini demek istedikleriyle birlikte baş başa bırakmaktan başka da bir çaresi yok gibi görünüyor…
Şuan bu yazıyı yazan kişi tüm söylediklerini yine tek bir kelimeyle toparlamaya çalışıyor ve o kelimeyi rahat bırakıyor…
“çelişki”

3 yorum galiba:

deep dedi ki...

Keyifle okudum yazınızı,olduğu gibi parmaklardan kalevyeye akan düşünceler,Bazen kuralları düşününce yazılmıyor :) ama son nokta çok anlamlı Çelişki...Hep bu çelişkiler çeliyor hayatımızı ve hep çelişe çelişe devam ediyoruz yolumuza ah ahh:)
Sevgilerimle..

Gökhan dedi ki...

Kuralları yıkmayı istediğini düşündüğüm "kelimeleri" yine kurallarla anlatıp onları da kendimi de çelişkiye düşürdüm gibi oldu bu yazıda :) sonlara doğru yapacak bir şey yoktu zaten kelimeleri savundum ve kelimeye sığındım :) Yazıp yazmamak da bile çelişkiliydim zaten :) Teşekkürler...

deep dedi ki...

Bence çok güzel olmuş ,olduğu gibi herşey.. Bu arada bende bir mim'iniz var :)
Sevgilerimle...

Yorum Gönder