RSS

Na

Dıt dıt , diye saat başında öten Casio saatin duyulduğu an :
Kendimde bu saatten yok , yıllar önce vardı ama halen bu saati insanların kolunda görünce hayret ediyorum...Söz konusu olan saatin , bir de gece ayarı vardı , yani ışık veriyordu yeşilimsi...O ışığı da hatırlıyorum...Dıt dıt konusuna gelince , hayret ediyorum çünkü , yıllar geçmesine rağmen bu saatin kullanılıyor olması ilginç...Benim de biraz retro yanım vardır,değer veririm bu gibi şeylere ; ama bu sesi duyduğum zaman bir garip hissediyorum...

Duş başlığının kontrolünü kaybettiğinizde , etrafa delice su saçılan an :
Nasıl olduğunu anlamadığım , saniyeler içinde olan bir olay...Özellikle su son derece açıksa , tavana , banyo lambasına filan sıçrayabiliyor...Bir keresinde lambayı patlatmıştım o şekilde...Ben mi sakarım bilmiyorum...”Duş başlığı” isim olarak doğru mu değil mi bilmiyorum...Bu kontrolün kaybedildiği an aslında biraz eğlenceli...Nasıl olduğunu anlamadığım bir diğer olay ise : duş hortumunun ölümüne dolanması...Bu da başka bir konu tabii ki...

Sigaranın tersten yakıldığının anlaşıldığı an :
Aslında hiç sevmediğim bir durum , çok sık başıma gelmedi fakat birkaç kere başıma geldiğinde üzülmüştüm bir hayli...Özellikle bu son sigaranızsa kötü oluyor...Ağza gelen o kekremsi tat , belli bir süre ağızda etkisini hissettiriyor...Yaşamdan soğutmuyor beni ama yine de hoş değil...Muadili olarak kötü bir çekirdeğin ağızdaki bıraktığı tat örnek gösterilebilir...Sanırım çekirdek daha kötü hissettirirdi bana...Ağızdaki tadı değiştirmek adına ikisi için de aslında yöntemler mevcut...Sigaranın o kısmını kesmek veya ısırıp atmak ve çekirdek için de bol bol ağza tuz atmak ardından çitlemeye devam etmek...

Çay , salep vb. içerken ağzın yandığı an :
İnsanın bile bile yaptığı şeylerden birisi bu sanırım veya yaptıktan sonra ders almadığı şeylerden birisi de olabilir...Gerçi toplum olarak da bir şeyi illaki denemeyi , onun zararını görmeyi yeğlediğimiz için olabiliyor bu tarz şeyler...Salep zaten kötü bir üne sahip bu konuda , neredeyse sıcaklığını hiç kaybetmeyen bir içecek...Ağzın bu yanmadan sonraki , durumu nasıl düzelttiği de aklımın almadığı bir konudur...Nasıl bir sıvı salgılıyor da o sıcaklık hissi gidiyor...Kendini gizleyen bir diğer ağzı yakan şey ise : patates kızartması...Özellikle elma dilim patatesin içindeki alev gibi kısım kimi zaman bana zor durumlar yaşatıyor...

Gece cibinlik içinde damda uyumaya başlanılan an :
Çoğu zaman şehir yaşamında görmediğimiz bu manzarayı ben çok seviyorum...Sineklerden korunmak için çok güzel bir yöntem cibinlik...İçindeki yatak da rahatsa tadından yenmiyor...Burada insanın saatlerce uyuyası geliyor ama tabii ki hava faktörü çok önemli...Sıcak bir havadaysanız , zamanın biraz geçmesi gerekiyor ki gecenin o serin havası gelsin...Bu serinliğin ilk geldiği an süperdir mesela...Dışarda böyle bir konumda uyuyorsanız gerçekten kendinizi rahat hissediyorsunuz...Tabii bu his sabahın ilk ışıklarıyla baltalanabiliyor...Böyle durumlarda gece hiç bitmesin istiyorum...

Ben kaçayım deyip , kaçılamayan an :
Aslında bu kaçmak tabiriyle ilgili ilginç şeyler var...Sanki ortamda zorla bulunuyormuşsunuz gibi bir his bırakıyor...Kaçmak isteği artabiliyor o ana gelene kadar...İnsanlar da "nereye kaçıyorsun dur daha" diye ısrar edebiliyor...Onlar da yakalayıp bırakmak istemiyor demek ki seni...İşte tam ben gidiyorum (d.b.a "kaçayım") , deyip gidilemeyen an çok fena...Belli bir süre sonra elbette gidiyorsun ama , o an kaçamadığın için bu durum içinde bir ukde olarak kalıyor...

2 yorum galiba:

phoebe dedi ki...

dil yanığı da çok kötü, hem sızlıyor hem de tat almak azalıyor, işte o zaman 'keşke daha çok üfleseydim aptal kafam ya' diyor insan

Mjora dedi ki...

evet bir de o var dimi , valla üflemek de çözüm değil bazen illa ki biraz soğuması gerekiyor içmeden önce :)

Yorum Gönder